top of page

STRESLE BAŞA ÇIKMAK: HEPİMİZİN ÖĞRENMESİ GEREKEN BİR SÜREÇ

  • Yazarın fotoğrafı: Gri Psikoloji
    Gri Psikoloji
  • 15 Mar
  • 2 dakikada okunur

Stres, çoğumuzun hayatında neredeyse her gün karşılaştığı bir durum. Özellikle öğrenciysen, hele ki psikoloji öğrencisiysen, stres bazen derslerden, bazen gelecek kaygısından, bazen de “yetiyor mu, doğru mu yapıyorum?” sorularından çıkıp geliyor. Staj sürecinde bunu daha net fark etmeye başladım: Stres sadece danışanların yaşadığı bir şey değil, bizlerin de hayatının tam ortasında.


Aslında stres, tamamen kötü bir şey değil. Bazen bizi harekete geçiren, motive eden bir tarafı da var. Ama kontrol edilemediğinde hem zihinsel hem de fiziksel olarak yıpratıcı olabiliyor. Bu yüzden stresle başa çıkmayı öğrenmek, lüks değil; gerçekten bir ihtiyaç.


Stresi Bedenimizde ve Zihnimizde Nasıl Yaşıyoruz?


Stresli olduğumuzda çoğu zaman bunu ilk bedenimiz fark ediyor. Kalp çarpıntısı, mide ağrısı, kas gerginliği, baş ağrısı… Zihinsel olarak ise sürekli düşünmek, odaklanamamak, çabuk yorulmak ya da her şeye karşı tahammülsüz hissetmek çok tanıdık geliyor.

Bazen “herkes böyle, normal” diyerek geçiştiriyoruz ama uzun süreli stresin bizi yavaş yavaş tükettiğini fark etmek önemli. Çünkü fark etmeden devam edersek, bir noktada durmak zorunda kalıyoruz.


Peki Stresle Nasıl Başa Çıkabiliriz?


Kendini Fark Etmekle Başlayalım

Stresle başa çıkmanın ilk adımı, aslında durup kendimize bakmak. “Ben şu an stresliyim” diyebilmek bile başlı başına bir adım. Çoğu zaman duygularımızı bastırmaya ya da yok saymaya çalışıyoruz. Oysa fark etmek, kontrolün ilk kapısını açıyor.


Nefes Almayı Hatırlamak

Stresli anlarda nefesimiz fark etmeden hızlanıyor. Bunu fark edip birkaç dakika sadece nefese odaklanmak, düşündüğümüzden çok daha etkili olabiliyor. Burnumuzdan yavaşça nefes alıp, biraz daha yavaş bir şekilde vermek… Küçük ama etkili bir mola gibi.


Her Şeyi Aynı Anda Yapmaya Çalışmamak

Stresin en büyük tetikleyicilerinden biri, her şeye yetişmeye çalışmak. Yapılacaklar listesi uzadıkça stres de artıyor. Bu noktada kendimize gerçekçi davranmak önemli. Her şeyi mükemmel yapmak zorunda değiliz. Bazen “bugün bu kadar yeter” demek, zihni ciddi şekilde rahatlatıyor.


Düşüncelerimizi Sorgulamak

Stresliyken zihnimiz genelde bize karşı pek nazik olmuyor. “Yetersizim”, “başaramayacağım”, “herkes benden daha iyi” gibi düşünceler sessizce geliyor. Bu düşünceleri fark edip sorgulamak çok önemli. Gerçekten herkes mükemmel mi? Gerçekten tek hata yapan ben miyim? Çoğu zaman cevap hayır.


Yalnız Kalmamak

Stresle başa çıkarken sosyal destek inanılmaz değerli. Biriyle konuşmak, anlatmak, bazen sadece “ben de böyle hissediyorum” cümlesini duymak bile insanı rahatlatıyor. Her şeyi tek başımıza taşımak zorunda değiliz.


Hareket Etmek

Uzun uzun spor yapmak şart değil. Bazen kısa bir yürüyüş, temiz hava almak ya da bedeni biraz hareket ettirmek bile stresin yoğunluğunu azaltabiliyor. Bedeni rahatlattıkça zihin de yavaş yavaş gevşiyor.


Gerekirse Yardım Almak

Bazen stres, kendi başımıza baş edemeyeceğimiz bir noktaya geliyor. Bu çok insani bir durum. Böyle zamanlarda profesyonel destek almak, kendimize verdiğimiz değerin bir göstergesi. Yardım istemek zayıflık değil; aksine farkındalık. Şu an küçük gibi görünse de aksine ilerisi için oldukça önemli ve değerlenecek bir yatırım.


Son Olarak

Stres hayatımızdan tamamen çıkmayacak. Ama onunla kurduğumuz ilişki değişebilir. Kendimizi tanıdıkça, sınırlarımızı fark ettikçe ve ihtiyaçlarımızı ciddiye aldıkça stres daha yönetilebilir bir hale geliyor.

Ruh sağlığı çalışanları olarak bunu hem teoride öğreniyoruz hem de hayatın içinde deneyimliyoruz. Belki de en kıymetli öğrenme, önce kendimizden başlıyor.


Yazar: Psikolog Duygu BİLGİN

 
 
 

Yorumlar


bottom of page